|
İşkencenin Önlenmesine
İlişkin Sözleşme
İnsanların fiziki ve akli onuruna karşı saygı gösterilmesi, insan haklarının
korunmasının temelinde yatan bir öğedir. Devletlerin insan haysiyetine karşı
ne derece saygılı olduğu öncelikle özgürlüğünden yoksun tutulmuş kişilere
uygulanan muamele, kurumsal güvenlik ve genel asayişin korunması gereği gibi
pratik olgularla ölçülür. Mevcut iç düzenlemeleri güçlendirmek amacıyla
Devletler özgürlüğünden yoksun tutulmuş kişilerin korunmasını pekiştiren
uluslararası anlaşmalara taraf olmuştur.
Avrupa Konseyi’ne üye Devletlerin tümünde Avrupa İşkence ve İnsanlık Dışı
veya Aşağılayıcı Muamele veya Cezaları Önleme Sözleşmesi tutuklu bulunan
kişiler için önemli bir güvence haline gelmiş ve asgari standartların
saptanmasında etkili bir kaynak olmuştur.
Sözleşme çerçevesinde, genellikle “İşkenceyi Önleme Komitesi” veya kısaca
CPT olarak adlandırılan Avrupa İşkence ve İnsanlık Dışı veya Aşağılayıcı
Muamele veya Cezaları Önleme Komitesi oluşturulmuştur.
Uluslararası Kızılhaç Komitesi, gözetim yerlerinin uzman ve tarafsız bir
kurum tarafından ziyaret edilerek denetlenmesi sistemiyle tutuklu kişilerin
korunması fikrinin öncülüğünü yapmış ve bu şekilde CPT’nin esin kaynağı
olmuştur. Bir Avrupa Antlaşması önerisi, Avrupa Konseyi Danışma Meclisi
tarafından Uluslararası Hukukçular Komisyonu ve İşkenceye Karşı İsviçre
Komitesi tarafından hazırlanan bir Avrupa Sözleşmesi taslağına dayanılarak,
yapılmıştır. Sözleşme 1987 yılında imzaya açılmış ve üye Devletler
tarafından hızla onaylanarak 1989 yılında yürürlüğe girmiştir. CPT ilk
toplantısını aynı yıl içinde yapmış ve üye Devletlere ilk denetim
ziyaretlerini 1990 yılında başlatmıştır. Kısa sürede etkili bir kurum olarak
kendisini ispatlamıştır. Birleşmiş Milletler de benzer bir modeli küresel
düzeyde uygulamaya koymuştur.
CPT’nin üyeleri kimlerdir ?
Sözleşme uyarınca Komite “yüksek ahlaki değerlere sahip olan, insan hakları
alanındaki yetkinlikleri veya Sözleşme kapsamına giren konulardaki mesleki
deneyimleri ile tanınan” kişilerden oluşur. Avrupa Konseyi Bakanlar
Komitesi, sözleşmeyi onaylamış bulunan her ülkeyi temsilen bir üye seçmekle
birlikte, üyeler görevlerini Devlet temsilcileri olarak değil, bireysel
yetenekleriyle yürütürler. Komite üyelerinin tarafsızlığı daha da
pekiştirmek üzere, “ulusal” üyeler kendi ülkelerine düzenlenen denetim
ziyaretlerine katılmazlar. Komite üyeleri ilk aşamada dört yıllık bir görev
süresi için seçilirler ve bu süre sonunda iki yıllık yeni bir görev süresi
için tekrar atanabilirler. Komite üyeliği halen yarı zamanlı bir sorumluluk
olmasına rağmen, uygulamada Komite üyelerinin çoğu zamanlarının büyük
kısmını CPT işleriyle geçirmektedir.
CPT’nin gücü, kendisini oluşturan üyelerin beraberinde getirdikleri çok
geniş bilgi ve beceri yelpazesinde yatmaktadır. Komitenin çalışmalarında
gerçek bir çok disiplinli yaklaşımı sağlayabilmek için üyeler arasında doğru
dengenin bulunması gerekir. Ağırlık hukuk uzmanlarında olmasına rağmen,
birçok üye de tıp alanındaki deneyimleriyle CPT’nin çalışmalarına katkıda
bulunmaktadır. Kimileri de kendi ülkelerinde cezaevi veya polisle ilgili
konularda hizmet vermiş kişilerdir.
CPT’nin daimi Sekreteryası Strasburg’da Avrupa Konseyinin merkezinde
bulunmaktadır.
CPT Ne Yapar?
Komite’nin amacı, özgürlüklerinden yoksun tutulmuş kişilerin işkence ve
insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele veya cezalara karşı daha güçlü bir
şekilde korunmasını sağlamaktır. Bu amacı gerçekleştirmek üzere, gözetim
yerlerine denetim ziyaretleri düzenler ve bunu takiben CPT raporları ve
bunlara ilişkin Devletlerin verdiği cevaplara dayalı olarak, ilgili
Devletlerle “sürekli bir diyalog” kurar.
CPT bir yargı organı değildir; ancak, denetim ziyaretleri sırasında
uygulamak üzere geliştirdiği bir dizi standartla mevcut uygulamaları
değerlendirir ve Devletleri kıstasları yerine getirmeleri konusunda teşvik
eder. Bu standartların çoğu, diğer uluslararası yükümlülüklerde
rastlananlardan çok daha ayrıntılı ve ağırdır. Dahası, standartların
saptanması sürekli gelişen bir süreçtir: CPT’nin çalışmaları geliştikçe
yepyeni endişe kaynakları keşfedilmekte ve bunlar Komiteyi yeni tavsiyeler
ileri sürmeye, Devletleri yeni yasal, idari ve organizasyonel reformlar
yapmaları için teşvik etmeye sevketmektedir.
Cpt’nin Denetim Ziyaretleri
CPT’nin görevi, gözetim altında tutulan herhangi bir münferit kişiye yönelik
muamelenin resmi olarak kınanmasından ziyade, işkence ve insanlık dışı veya
aşağılayıcı muamele veya cezaları önlemektir. Gözetim yerlerine düzenlenen
denetim ziyaretleri yoluyla CPT gözetim koşullarını değerlendirir ve mevcut
prosedür ve uygulamalar hakkında bilgi toplar.
CPT’nin denetim ziyaretleri periyodik veya ad hoc olmak üzere iki türlü
olabilir:
Denetim Ziyaretleri Sırasında Cpt’nin Yetkileri
Sözleşme gereği Devletler “yetki alanına giren ve kişilerin bir kamu
makamınca özgürlüklerinden yoksun tutuldukları herhangi bir yere” girmek ve
burada serbestçe dolaşmak üzere CPT denetim heyetlerine izin vereceklerdir.
Ayrıca Sözleşme Komiteye özgürlüklerinden yoksun tutulan kişilerle ve
ilgilendikleri konuda kendisine bilgi verebilecek diğer kimselerle özel
görüşmelerde bulunmak hakkını da tanımıştır. Bunun yanı sıra, CPT’nin
görevini yaparken gerekli göreceği her türlü diğer bilgileri de Komite’ye
sağlamak konusunda Devletlerin genel bir yükümlülüğü vardır.
CPT bilgilere erişme hakkını kullanırken “ulusal hukuk ve mesleki ahlak
kurallarını gözetmek” sorumluluğu altındadır. Ancak, bu yükümlülük CPT’nin
görevinin amacı olan kötü muamelenin önlenmesi ile tutarlı bir şekilde
yorumlanmalıdır. Ulusal makamlar istenilen bilgilerin sağlanmasını bazı
koşullara bağlamak isteyebilirler; ancak, söz konusu bilgilere erişimi
reddedemezler veya bilgilere erişimi reddetmek ile eşit anlama gelecek
koşullara bağlayamazlar.
Cpt’nin Periyodik Denetim Ziyaretinin Kronolojisi
CPT RAPORLARI
CPT her denetim ziyaretinden sonra bir rapor hazırlar ve saptadığı bulgular
ile özgürlüğünden yoksun tutulan kişilerin durumunu iyileştirmek için
gerekli gördüğü tavsiyelerini belirtir. Bu gizli rapor ilgili Devlete
gönderilir. Raporla birlikte ilgili Devleten CPT’nin tavsiyelerinin yerine
getirilmesi için alınacak önlemleri açıklayan, ileri sürülen görüşlere
ilişkin tepkileri belirten ve bilgi istenilen konuları yanıtlayan yazılı bir
cevap istenir.
Başlangıçta gizlilik ilkesinin Devletlerin işbirliği yapmalarını sağlama ve
CPT’nin etkinliğini arttırma açısından önemli olduğu düşünülmüşse de
Devletler Komite ile yaptıkları görüşmelerin büyük çoğunluğunu kamuoyuna
yansıtmaya hazır ve istekli olmuşlardır. Gerçekten de CPT’nin ziyaret ettiği
Devletlerin çoğunluğu CPT raporlarının ve bunlara verilen cevapların
yayınlanmasına izin vermişlerdir. Bunlar CPT Sekreteryası ve Internet
sayfasından temin edilebilir.
|