|
Ülkemizde hasta haklarına ilişkin yasal düzenleme yürürlükteki kanunlara
dayanarak Sağlık Bakanlığı tarafından 01.08.1998 tarihinde çıkarılan bir
yönetmelikle düzenlenmiştir.
Yönetmeliğin birinci maddesinde amaç ve yasal dayanak belirtilmiştir.
Madde 1- Bu Yönetmelik; temel insan haklarının sağlık hizmetleri sahasındaki
yansıması olan ve basta Türkiye Cumhuriyeti Anayasası`nda, diğer mevzuatta
ve milletlerarası hukuki metinlerde kabul edilen "hasta hakları"nı somut
olarak göstermek ve sağlık hizmeti verilen bütün kurum ve kuruluşlarda ve
sağlık kurum ve kuruluşları dışında sağlık hizmeti verilen hallerde, insan
haysiyetine yakışır şekilde herkesin "hasta hakları"ndan faydalanabilmesine,
hak ihlallerinden korunabilmesine ve gerektiğinde hukuki korunma yollarını
fiilen kullanabilmesine dair usul ve esasları düzenlemek amacı ile
hazırlanmıştır.
*Kapsam
Madde 2- Bu Yönetmelik; sağlık hizmeti verilen resmi ve özel bütün kurum ve
kuruluşları, bu kurum ve kuruluşlarda veya bunların dışında hizmete katılan
her kademedeki ve unvandaki ilgilileri ve hizmetten faydalanma hakkına haiz
olan bütün fertleri kapsar.
*İlkeler
Madde 5- Sağlık hizmetlerinin sunulmasında aşağıdaki ilkelere uyulması
şarttır.
a) Bedeni, ruhi ve sosyal yönden tam bir iyilik hali içinde yasama hakkinin,
en temel insan hakki olduğu, hizmetin her safhasında daima göz önünde
bulundurulur.
b) Herkesin yasama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkini
haiz olduğu ve hiçbir merci veya kimsenin bu hakki ortadan kaldırmak
yetkisinin olmadığı bilinerek, hastaya insanca muamelede bulunulur.
c) Sağlık hizmetinin verilmesinde, hastaların, irk, dil, din ve mezhep,
cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç ve ekonomik ve sosyal durumları ile
sair farklılıkları dikkate alınamaz. Sağlık hizmetleri, herkesin kolayca
ulaşabileceği şekilde planlanıp düzenlenir.
d) Tıbbı zorunluluklar ve kanunlarda yazılı haller dışında, rızası
olmaksızın kişinin vücut bütünlüğüne ve diğer kişilik haklarına dokunulamaz.
e) Kişi, rızası ve Bakanlığın izni olmaksızın tıbbi araştırmalara tabi
tutulamaz.
f) Kanun ile müsaade edilen haller ile tıbbi zorunluluklar dışında, hastanın
özel hayatinin ve aile hayatinin gizliliğine dokunulamaz
*Adalet ve Hakkaniyete Uygun Olarak Faydalanma
Madde 6- Hasta,adalet ve hakkaniyet ilkeleri çerçevesinde sağlıklı yasamanın
teşvik edilmesine yönelik faaliyetler ve koruyucu sağlık hizmetleri de dahil
olmak üzere, sağlık hizmetlerinden ihtiyaçlarına uygun olarak faydalanma
hakkına sahiptir. Bu hak, sağlık hizmeti veren bütün kurum ve kuruluşlar ile
sağlık hizmetinde görev alan personelin adalet ve hakkaniyet ilkelerine
uygun hizmet verme yükümlülüklerini de içerir.
*Personeli Tanıma, Seçme ve Değiştirme
Madde 9- Hastaya talebi halinde, kendisine sağlık hizmeti verecek veya
vermekte olan tabiplerin ve diğer personelin kimlikleri, görev ve unvanları
hakkında bilgi verilir.
Mevzuat ile belirlenmiş usullere uyulmak şartı ile hastanın, kendisine
sağlık hizmeti verecek olan personeli serbestçe seçme, tedavisi ile
ilgilenen tabibi değiştirme ve başka tabiplerin konsültasyonunu istemek
hakki vardır.
Personeli seçme, tabibi değiştirme ve konsültasyon isteme hakları
kullanıldığında, mevzuat ile belirlenen ücret farkı, bu hakları kullanan
hasta tarafından karşılanır.
*Tıbbi Gereklere Uygun Teşhis, Tedavi ve Bakim
Madde 11- Hasta, modern tıbbi bilgi ve teknolojinin gereklerine uygun olarak
teşhisinin konulmasını, tedavisinin yapılmasını ve bakımını istemek hakkına
sahiptir.
Tababetin ilkelerine ve tababet ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı veya
aldatıcı mahiyette teşhis ve tedavi yapılamaz.
*Tıbbi Gereklilikler Dışında Müdahale Yasağı
Madde 12- Teşhis, tedavi veya korunma maksadı olmaksızın, ölüme veya hayati
tehlikeye yol açabilecek veya vücut bütünlüğünü ihlal edebilecek veya akli
veya bedeni mukavemeti azaltabilecek hiçbir şey yapılamaz ve talep de
edilemez.
*Ötenazi Yasağı
Madde 13- Ötenazi yasaktır.
Tıbbi gereklerden bahisle veya her ne suretle olursa olsun, hayat hakkından
vazgeçilemez. Kendisinin veya bir başkasının talebi olsa dahil, kimsenin
hayatına son verilemez
*Tıbbi Özen Gösterilmesi
Madde 14- Personel, hastanın durumunun gerektirdiği tıbbi özeni gösterir.
Hastanın hayatini kurtarmak veya sağlığını korumak mümkün olmadığı takdirde
dahi, ıstırabını azaltmaya veya dindirmeye çalışmak zorunludur.
*Bilgi Verilmesi Caiz Olmayan ve Tedbir Alınması Gereken haller
Madde 19- Hastanın manevi yapısı üzerinde fena tesir yapmak suretiyle
hastalığın artması ihtimalinin bulunması ve hastalığın seyrinin ve sonucunun
vahim görülmesi hallerinde, teşhisin saklanması caizdir.
Hastaya veya yakınlarına, hastanın sağlık durumu hakkında bilgi verilip
verilmemesi, yukarıdaki fıkrada belirtilen şartlar çerçevesinde tabibinin
takdirine bağlıdır.
Tedavisi olmayan bir teşhis, ancak bir tabip tarafından ve tam bir ihtiyat
içinde hastaya hissettirilebilir veya bildirilebilir. Hastanın aksi yönde
bir talebinin bulunmaması veya açıklanacağı şahsin önceden belirlenmemesi
halinde, böyle bir teşhis ailesine bildirilir.
*Mahremiyete Saygı Gösterilmesi
Madde 21- Hastanın, mahremiyetine saygı gösterilmesi esastır. Hasta
mahremiyetinin korunmasını açıkça talep de edebilir. Her türlü tıbbi
müdahale, hastanın mahremiyetine saygı gösterilmek suretiyle icra edilir.
Mahremiyete saygı gösterilmesi ve bunu istemek hakki;
a) Hastanın, sağlık durumu ile ilgili tıbbi değerlendirmelerin gizlilik
içerisinde yürütülmesini,
b) Muayenenin, teşhisin, tedavinin ve hasta ile doğrudan teması gerektiren
diğer işlemlerin makul bir gizlilik ortamında gerçekleştirilmesini
c) Tıbben sakınca olmayan hallerde yanında bir yakınının bulunmasına izin
verilmesini,
d) Tedavisi ile doğrudan ilgili olmayan kimselerin, tıbbi müdahale sırasında
bulunmamasını,
e) Hastalığın mahiyeti gerektirmedikçe hastanın şahsi ve ailevi hayatına
müdahale edilmemesini,
f) Sağlık harcamalarının kaynağının gizli tutulmasını, kapsar.
* Ölüm olayı, mahremiyetin bozulması hakkini vermez
* Eğitim verilen sağlık kurum ve kuruluşlarında, hastanın tedavisi ile
doğrudan ilgili olmayanların tıbbi müdahale sırasında bulunması gerekli ise;
önceden veya tedavi sırasında bunun için hastanın ayrıca rızası alınır.
*Bilgilerin Gizli Tutulması
Madde 23- Sağlık hizmetinin verilmesi sebebiyle edinilen bilgiler, kanun ile
müsaade edilen haller dışında, hiçbir şekilde açıklanamaz.
Kişinin rızasına dayansa bile, kişilik haklarından bütünüyle vazgeçilmesi,
bu hakların başkalarına devri veya aşırı şekilde sınırlanması neticesini
doğuran hallerde bilginin açıklanması, bunları açıklayanın hukuki
sorumluluğunu kaldırmaz.
Hukuki ve ahlaki yönden geçerli ve hakli bir sebebe dayanmaksızın hastaya
zarar verme ihtimali bulunan bilginin ifşa edilmesi, personelin ve diğer
kimselerin hukuki ve cezai sorumluluğunu da gerektirir.
Araştırma ve eğitim amacı ile yapılan faaliyetlerde de hastanın kimlik
bilgileri, rızası olmaksızın açıklanamaz.
*Alışılmış Olmayan Tedavi Usullerinin Uygulanması
Madde 27- Klinik veya laboratuar muayeneleri sonucunda bilinen klasik tedavi
metodlarının hastaya fayda vermeyeceğinin sabit olması ve daha evvel deney
hayvanları üzerinde kafi derecede tecrübe edilmek suretiyle faydalı
tesirlerinin anlaşılması ve hastanın rızasının bulunması şartları birlikte
mevcut olduğunda, bilinen klasik tedavi metotları yerine başka bir tedavi
usulü uygulanabilir. Ayrıca, bilinen klasik tedavi metodu dışındaki bir
metodun uygulanabilmesi için, hastaya faydalı olacağının ve bu tedavinin
bilinen klasik tedavi usullerinden daha elverişsiz sonuç vermeyeceğinin
muhtemel olması da şarttır.
Evvelce tecrübe edilmemiş bir tıbbi tedavi ve müdahale usulü, ancak zarar
vermeyeceğinin ve hastayı kurtaracağının mutlak olarak öngörülmesi halinde
yapılabilir
*Tıbbi Araştırmalarda Rıza
Madde 32- Hiç kimse; Bakanlığın izni ve kendi rızası bulunmaksızın, tecrübe,
araştırma veya eğitim amaçlı hiçbir tıbbi müdahale konusu yapılamaz.
Tıbbi araştırmalardan beklenen tıbbi fayda ve toplum menfaati, üzerinde
araştırma yapılmasına rıza gösteren gönüllünün hayatından ve vücut
bütünlüğünün korunmasından üstün tutulamaz.
Tıbbi araştırmalar, sadece, mevzuata göre araştırmada bulunmayan yetkili ve
yeterli tıbbi bilgi ve tecrübeyi haiz olan personel tarafından, mevzuat ile
belirlenmiş bulunan yerlerde yürütülür.
Gönüllünün tıbbi araştırmaya rıza göstermiş olması, bu araştırmada görev
alan personelin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
*İlaç ve Terkiplerin Araştırma Amacıyla Kullanımı
Madde 36- Özel mevzuatına göre izin veya ruhsat alinmiş olsa dahi, sırf
tıbbi araştırma amacı ile hasta üzerinde kendi rızası ve Bakanlığın izni
bulunmaksızın hiçbir ilaç ve terkip kullanılamaz
|